Hopa halkı, 31 Mayıs olaylarının 1.yıl dönümüne hazırlanıyor. Hopa Meydanı’nda düzenlenecek olan buluşmada suyuna, doğasına, çayına sahip çıkmaktan vazgeçemeyenler Metin Lokumcuyu anacak.
Anma programı için Bir araya gelen Eğitim-Sen, Esnaf Sanatkârlar Odası, Esnaf Kefalet Kooperatifi, Şoförler Cemiyeti,CHP, Halkevleri, ÖDP, ESP den oluşan bileşen bir açıklama yayınladı. Metin Lokumcu’nun onuruna ve 31 Mayıs’ın direngenliğine yakışır bir anma gerçekleştirileceğini belirten bileşenler, onuruna, emeğine, geleceğine sahip çıkan herkesi 31 Mayıs 2012 Perşembe günü saat;13.00’da Metin Lokumcu’yu anmak için Hopa meydanında buluşma çağrısı yaptı.
31 Mayıs’ta Hopa Meydanının adı da Metin Lokumcu Meydanı olarak değiştirilecek. Hopa’daki anmanın ardından Kemalpaşa’ya geçilerek Belediye binası önünden mezarlığa yürüyüş gerçekleştirilecek. Anmaya ÖDP Genel Başkanı Alper Taş da katılacak.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de de Metin Lokumcu’yu anma yürüyüşleri düzenlenecek.
İstanbul‘da Emek ve Demokrasi Güçleri, 31 Mayıs Perşembe günüsaat:19.30’de Şişli Camii önünde toplanarak AKP İl Başkanlığı binasına yürüyecek.
İzmir‘de Emek ve Demokrasi Güçleri, 31 Mayıs Perşembe günüsaat:18.30’da YKM önünde ortak pankart arkasında toplanıp AKP İzmir İl Başkanlığı binası önüne bir yürüyüş gerçekleştirlecek.
Ankara‘da Emek ve Demokrasi Güçleri, 31 Mayıs Perşembe günüsaat:18.00’de Sakarya Meydanda toplanarak AKP İl Başkanlığı binasına yürüyecek.

Hopa’da Anma programını hazırlayan bileşenin yaptığı çağrı şöyle;
“Eşkiyalık, gücünü tarihten alır. Talan düzeninin, bozuk dümenine yaptıkları müdahalelerden güç alır. Eşkiyalar; bozguncu, talancı iktidar sahiplerinin korkulu rüyaları olurlar. İngiltere’de Robin Hood, Meksika’da Pancho Villa, Endülüs’te Diego Corrientes, Rusya’da Stenka Razin’dirler. Köroğlu’durlar, Dadaloğlu’durlar, Karacaoğlan’dırlar,Pirsultan’dırlar ve Metin Lokumcu’durlar. Şarkılara, şiirlere, romanlara ve filmlere konu olurlar. Adları değil, direnişleri anlatılır, yazılır tarih boyunca. Onlar yeni bir dünya inşa etmez. Sadece yanlışları düzeltir, bazen zulmün başaşağı edilebileceğini gösterirler. Yaşam alanlarını gasp edenlere karşı, haklarını savunan, halkın “eşkıya devrimci” kahramanlarıdır onlar.”
HOPALI EŞKİYALAR SENİ ÇAĞIRIYOR
Tarih 31 Mayıs 2011. Yer, Artvin-Hopa. Hopa halkı, derelerini satan, çaylarındaki emeklerini görmezden gelen, doğalarını katleden Tayyip Erdoğan’ın Hopa’ya geleceğini duyunca Hopa Meydanı’nda toplandı. Hesap sormaktı dertleri. Ama kime sorulacaktı hesap. Bir anda helikopter sesleri arasında ortalık gaz bombası, tazyikli su ve eli coplu polislerle doldu. Hopa’nın Metin Öğretmeni katledildi. Kahvehaneler, evler basıldı. Onlarca Hopalı devrimci tutuklandı, haksız yere aylarca dört duvar arasına mahkûm edildi.
Hopa halkı öyle bir gün gördü ki, AKP faşizmi karşısında dayanışmayı, haklarını korkusuzca savunmayı ve direnişi yaşadı. Metin Öğretmenin kahramanca doğasını savunmasına ve katledilişine tanıklık etti. Onlarca genç, devrimci evladını hasretle ve sabırla beklemeyi öğrendi.
Hopa halkı, 31 Mayıs’ı unutmadı ve unutturmayacak. Ne AKP faşizmini unutacak ne de onun katlettiği eşkıya devrimci kahramanı Metin Lokumcuyu. Suyuna, doğasına, çayına sahip çıkmayı 31 Mayıs’ın birinci yıldönümünde de ileriki yıllarda da sürdürecek.
Haydi, sen de Hopa halkının AKP faşizmine, sömürüye, talana karşı adalet için, demokrasi için, özgürlük için duracağı horona katıl. Adımlarımız daha sert, kollarımız daha yukarda hep beraber bağıralım;
“Derelerimiz için, doğamız için, çayımız için, A,b,c devrim olsun bu gece”
HOPA ADALET İÇİN METİN OLUYOR!
31 Mayıs günü dereler özgür akıyor pankartı altında yükselen gaz bulutun içinde dereleri için direnen Hopalılar;
”Başbakan Erdal Eren ve Necdet Adalı için ağladı… Başbakanların ağlamaması için tahliyemi talep ediyorum…” diyen Ankara Hopa tutukluları, avukatlar;
Türkiye’nin dört bir yanında “Hepimiz Hopalıyız, hepimiz eşkıyayız” diyerek AKP karanlığına meydan okuyanlar;
Boynunda puşi’si ile Cihan Kırmızıgül Ve akademisyenler
O panzerin ayaklarımın altında ne işi vardı diyen Ankaralı eşkıya;
Bu meclis salonlarında artık tiyatro oynanıyor diyen milletvekilleri;
“…yahu sizde kimsiniz tiyatrocular” diyene karşı iyide sen kimsin diyen tiyatrocular;
Halkının sağlığını korumak ve herkesin kolay ulaşabileceği sağlık hizmeti verebilmek için çalışan doktorlar;
Yansak da dokunacağız diyen yazarlar, şairler, çizerler, bu toprakların öykülerini anlatan yönetmenler, müzisyenler, oyuncular;
Medya patronlarının karşısında takla atmadığı için köşeleri ellerinden alınan gazeteciler,pencerelerini özgürlüğe açan köşe yazarları……………
Eğitim hakkına sahip çıktığı için tokat yiyen, eğitim hakları ellerinden alınan öğrenciler;
4+4+4 aldatmacasına karşı Ankara sokaklarını inleten eğitim emekçileri;
Güvenceli iş güvenli gelecek isteyen işçiler, sendikalar, meslek örgütleri, konfederasyonlar;
HES’lere karşı doğasına, yaşam alanına sahip çıkan dere başlarındaki nöbetçi köylüler;
31 Mayıs günü Türkiye’nin dört bir yanında sokağa çıkarak AKP zulmüne karşı Hopa halkıyla dayanışmanın en güzel örneğini sergileyenler;
Bu toprakların başı dik, alnı ak, onurlu insanlarını 31 Mayısta Hopa meydanında Metin lokumcu pankartı altında buluşmaya davet ediyoruz.
Metin hocanın 1.ölüm yıldönümünde; 31 Mayıs 2012 Perşembe günü saat 13.00’da direnişin umuda dönüştüğü Hopa meydanında adalet için Metin oluyoruz.
HOPA HALKI

Basın Açıklaması:
BAŞBAKAN ELİNİ DİLİNİ BEDENİMİZDEN ÇEK!
İktidara geldikleri günden bugüne Başbakan ve AKP’li bürokratlar tarafından kadınlar üzerine sarfedilen namus ve ahlak içerikli ifadelerden sonra kadınlar bir de katillikle suçlanıyor. Başbakan Erdoğan BM Nüfus Fonu ve Avrupa Parlamenterler Forumu tarafından düzenlenen Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı’nda sezeryan doğumu ve kürtajı cinayet olarak tanımladı
Biz kadınlar soruyoruz ki;
Samsun’da daha geçen yıl işsiz bir ailenin 2,5 aylık bebeği Kübra bebek açlıktan ölürken,
Antalya’da bir baba 12 yaşındaki kızını borcuna karşılık 5 bin TL ye 54 yaşındaki bir adama satarken,
Siirt’te 4 kız çocuğu, aralarında yerel politikacıların ve devlet görevlilerinin de olduğu 35 kişinin tecavüzüne uğrarken,
Erzurum’un Tortum ilçesinde yapılmak istenen HES’lere karşı mücadele ettiği için hakkında 8 ayrı dava açılan 18 yaşındaki Leyla Yalçınkaya yargılanırken,
Öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümünü protesto ettiği için Dilşat Aktaş“kız mıdır kadın mıdır”diye hitap edilip, polisler tarafından kalçası kırılırken,
13 yaşındaki bir kız çocuğu N.Ç. aralarında devlet görevlilerinin de bulunduğu 26 kişinin tecavüzüne uğrayıp mahkeme tarafından hakkında rıza ile yaptığı kararı verilirken,
Münevver Karabulut cinayetinin hemen arkasından katilleri yakalamak yerine “kızını serbest bırakırsan ya davulcuya, ya zurnacıya” diye açıklama yapılırken,
Polise ve savcılığa başvuru yaptığı halde hiçbir tedbir alınmadığı için öldürülen Ayşe Paşalı gibi her gün 5 kadın babası, kocası,erkek kardeşi veya sevgilisi tarafından öldürülürken,
Ülkemizde zaten 5,5 milyon çocuk gelin varken ve 4+4+4 yasasıyla çocuk gelin olma durumunun önü açılırken,
Sadece evli kadınlar şiddete karşı koruma altına alınırken, sadece eşi ölmüş kadınlara sembolik maaşlar bağlanırken,
100 bin kadına eğitim, bakım, istihdam ve güvence sağlamak yerine devlet tarafından vesika verilirken,
Kim namuslu? Kim ahlaklı? Kim katil?
Erkek egemen kapitalist düzenin bütün kurumlarıyla birlikte kadın emeğine, bedenine ve kimliğine yönelik saldırıları devam ettikçe kadınların direnişi de sürecektir.
BAŞBAKAN ELİNİ,DİLİNİ BEDENİMİZDEN ÇEK!
EMEĞİMİZ,BEDENİMİZ,KİMLİĞİMİZ BİZİMDİR!
ÖDP’Lİ KADINLAR
26.05.2012
Marsis - Zamanı Geldi 2012
->playlist
gala gecesindeki o coşkunun, heyecanın gelecek albüme kadar sürmesi garanti =)
Yaşa Marsis!
Aslında yollar
Yalanını görmez yaraları sarmaz
Hiç bitmez
Aslında yollar
Daralıp açılmaz sonuna da varmaz
Hem varsan da farketmez ki
ama yine de bir umut diye çıkarız yollara, derin bir sevdayla, “beni yol tuttu” desek de “büyük aşklar yolculuklarla başlar” diyerek.. yine yollara yolculuklara.. ergeneye.
http://bit.ly/JTXwuU
Ekolojik eşikler aşılmış. Ekonomik eşikler aşılmış. Nüfus eşikleri aşılmış. Sosyal ahenk bozulmuş. İşte neoliberal kentleşmenin fotoğrafı: Ekümenopolis.
Ekümenopolis İstanbul’a bütüncül bir yaklaşımı amaçlıyor, değişim kadar, değişimin altındaki dinamikleri de sorguluyor. Bizi yıkılmış gecekondu mahallelerinden gökdelenlerin tepelerine, Marmaray’ın derinliklerinden 3. köprünün güzergahına, gayrimenkul yatırımcılarından kentsel muhalefete, bu uçsuz bucaksız kentte uzun bir yolculuğa çıkartıyor. Uzmanlar, akademisyenler, yazarlar, mahalleliler, yatırımcılar, kentliler ile konuşacak, kente makro ölçekte bir bakışı grafiklerle izleyeceksiniz. Belki de yaşadığınız İstanbul’u yeniden keşfedeceksiniz ve umarız ki değişime seyirci kalmayacak, onu sorgulayacaksınız. Sonuçta demokrasi bunu gerektirir.

Redhack, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın internet sitesini hackledi. Eylemlerini devrimci önder İbrahim Kaypakkaya’ya adayan Redhack, 23 Mayıs grevine de çağrı yaptı
Kamu emekçilerinin grevine bir destek de RedHack’den geldi. 23 Mayıs’ta kamu emekçilerinin gerçekleştireceği greve destek amacıyla devletin resmi internet sitelerine sanal saldırılar düzenleyeceğini ilan eden REedHack,Tarım Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın sitesi www.sgb.tarim.gov.tr ’yi hackledi. RedHack, “Köylü Hackerler adına” ibaresiyle birlikte sitenin girişine Kemal Sunal’ın oynadığı “Salako” filminin şarkısını koydu.
“Sütü aklayanların hayatını ha©klayacağız” diyen Redhack, eylemlerini hayatını köylü mücadelesine adamış devrimci önder İbrahim Kaypakkaya’ya adadıklarını söyledi ve bu eylemle 23 Mayıs grevine çağrı yaptı.
RedHack’in Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın girişine koyduğu açıklama şöyle:
Anamur muzu varken çikita muz, memleket davar doluyken Amerikan sigiri .. Tarimi oldurdunuz, hayvanciligi bitirdiniz, zaten topragi olamayn koylulerin urettigi ve besledigi mallarida “tarima kota” “hayvanciliga kota” diyerek ziyan ettiniz. Yani dediginiz su; “benim koylum findik uretmesin biz AB’den aliriz, benim koylum hayvan beslemesin biz amerika’dan bol hormonlu “amerikan davari” getiririz” ha? Yemezler bay Mehdi Eker..
Gelelim asil messeleye.. Koylu’nun anasini aglattiginiz, “ananida al git” dediginiz yetmedi, birde sira çocuklara geldi.. Neymis cocuklara süt vereceklemis.. Iyi hos’ta bcocuklara sut ver, süt tozu degil. Birde zehirli sut verdiginizi elestirenlere “siz süt ‘e karsisiniz” diye demagoji yapiyorsun. “Biz sute’e degil zehirli süt’e karsiyiz Gecen aylarda süt dagitimcisi firmalarinin alayini hackledik ve gorduk ki, süt ihalelerini “haci yagi kokusuna gore” cemaat taassubu’na gore vermissiniz. Bu firmalarla iliskileriniz ne? Onu aciklasaniza cesaretiniz var ise?
Bak Mehdicim; Sen ve senden onceki agabeylerin emperyalizmin ekonomi politikalarini, tarima ve hayvanciliga getirilen kotalari savunarak koylulugu, tarimi katletmeseydi bugun her cocuk zaten sut içebilecekti.. Sen ulkeyi biz emekçilere birak yeterki, merak etme resimde gordugun gibi bizim cocuklarimiz kendi pastasini bile kendi yapar ;)) sen kafani yorma Mehdi basqan ;)
Gozumuz ustunde bay Mehdi Eker. Unutma sizin cemaatiniz varsa bizimde iÅŸçilerimiz, köylülerimiz, emekçilerimiz var!
Süt’ü AK’layanlarin Hayatiuni Ha(c)klayacagiz!
Bu eylemi; hayatini koylu mucadelesine adamis ve 18 Mayis 73’te iskencede katledilen onderİbrahim Kaypakkaya’ya adiyoruz!..
Ayrica Bu vasitayla herkesi 23 Mayis’taki Emekçilerin grevine davet ediyoruz! #23mayistagrevdeyiz
Ve biran once #haziranda26bin ogretmen atamasi yapilirsa MEB’e saldirmak zorunda kalmayiz ;)
Yagma yok artik RedHack var!
twitter.com/RedHackTeam - irc.abjectes.net #redhack - members@kizilhack.org
Raise The fLag Of SociaList StruggLe Toward ImperiaList War And CapitaList CoLony..!
GreetZ :#RedHackAilesi
Not: Savci Hakan’a artik selam gondermiyecegiz, kustuk ona, biraksana cocuklari ayip ediyorsun yaa.. bak kotu olacaz sonunda.. ;) Ama su istanbul’daki bilisime selam cakiyoruz, adamlarin ses felaket ha ;)